loading

© guleyc early 2018

motosiklet bakım sanatı

cover image

"elimi motosikletin sol gidonundan çekmeden saatin sabahın sekiz buçuğu olduğunu görebiliyorum. rüzgar, saatte altmış millik hızda bile ılık ve nemli. saat sekiz buçukta hava bu denli sıcak ve boğucu olursa öğleden sonra nasıl olacak kim bilir?"

zen'in motosiklet bakım sanatı kitabının ardından, ulan benim de eklemek istediklerim var dediğimi çok net hatırlıyorum. oturup kitap basamayacağıma göre, blog tutmak daha kolayıma kaçıyor. bir gün motor alacağım zaman bir abim elimden tutup bak oğlum bu motor alınır bu motor alınmaz demedi, demek isteyen biri vardı onunla da artık denk gelemeyiz. (bkz: barkın bayoğlu) ben de gittim kafama göre, yakışıklı bulduğum sesi tıkır tıkır olan motorları satın aldım. aldığım motorların hepsi de bakım isteyen motorlarmış, gün gün bir yerlerini söküp acaba ne var burada diye merak etmemle anladım. motosiklet kullanımında her şeyden önce en önemli şey tabii ki ekipman. dalgıç gibi düşünün kendinizi, tüpünüz ve kıyafetiniz olmadan su altında ne kadar kalabilirsiniz ki? aynı şey motosiklet için de geçerli. kask-mont-pantolon-ayakkabı-dizlik-eldiven sırası kanımca önemlilik sırasına göredir. en başta da kask var. 20 liraya alınacak kasklar sizi anca rüzgardan korur, onun yerine gözlük alın alacaksanız. mont korumalı, pantolon kevlar, ayakkabı bilek, burun, topuk falan korumalı, dizlik rahat ve kaliteli malzemeli, eldiven ise elcikleri tutabilsin üstünde koruma olsun yeter. motosiklet almayı düşünürken önce ekipmanımın siparişini vermiştim. 3 ay ekipmanım vardı fakat motorum yoktu. gelelim asıl meseleye. 3 ay sonra yorumlarını okuyup bir bajaj aldım, ve ilk motorumdur. hem ekonomik hem de dayanıklı olduğunu tüm bajaj kullanıcıları söyler. güzel motor yapmış hint abiler. ilk aylarda pek bilgim olmadığından tek yapabildiğim şey benzin almaktı. sonra yağını, yağ filtresini, hava filtresini, lastiklerini, zincirini, zincir yağını, aküsünü, lambasını... her parçasına bir gün ayırarak motorun ne olduğunu anlamaya başladım.

- lastik -

tüm olayın can damarı, aracınızın papuçları. sürüş tarzınız kadar kullandığınız yer de çok önemli lastik seçiminde. herkesin bildiği kalite marka lastiklerin yanı sıra daha az kaliteli, adını pek duymadığınız lastikler de piyasada mevcut. yakışıklı bi tubeless lastik sürüşten keyif almanızı sağlar, virajlarda götüm kaymasın aman diye üçbuçuk attırmaz. ikinci el alacağınız aracın lastiklerinin boyutunun marka lastikçilerde bulunup bulunmadığını kontrol etmeyi unutmayın. dişleri çok önemli. çok derin diş asfalt yol tutuşunuzu azaltır, çok ince diş ıslak zeminde kaykay havası verir. lastiğinizde çatlaklar varsa vakit kaybetmeyin.

-değişimi: pek kolay bir şey değil, biraz kas gücü ister. temin etmeniz gereken şeyler, air compressor, basınç ölçer, mümkünse somun açma matkabı, tokmak ve levye. tekerin sağında ve solundaki somunları söktükten sonra yuvasından tekeri çıkartıp düz -beton- bir alana alın. tekerin takılı olduğu yeri işaretlemeyi unutmayın, takarken ters takmak istemeyiz. havasını sonuna kadar indirdikten sonra lastiğin kenarına tokmakla hafif hafif vurarak -dikkat edin jantınızı vurup yamultmayın- lastiğin yanaklarının janttan ayrılmasını sağlıyoruz. ayrılan bir yanağın arasına levyeyi takarak tekeri döndürmeye başlıyoruz. -çıkan lastikleri çöpe atmayıp, lastikçilere vermeniz çevre açısından faydalı olacaktır- yeni lastiğin üzerinde ileri oku olan kısmı motorun gidiş yönüne göre ayarladıktan sonra ön lastik ise öne arka lastik ise arkaya yerleştirip yine levye ile lastiğin yanaklarını jant içine sokuyoruz. her şey tamam gibi görünüyorsa kompresör ile hava veriyoruz, patırtı kütürtü yapabilir, basınç ile lastik janta yapışıyor telaşa gerek yok. yeni lastiği taktıktan sonra işaretlenen yere yerleştirip somunu makineyle iyice sıkıyoruz.

- motor yağı -

motorun ömrü, çalışma stili, sesi, vites geçişine kadar her şeyini düzenleyen en önemli madde. kaliteli motor yağı kullanmaktan kaçmayın. motor yağlarının üzerinde yazan değerler yağın sıcak ve soğuk durumdaki akıcılığını belirtir. bu durum havanın ısısıylada bağlantılıdır. viskozitesi küçüldükçe yağ incelir su gibi olur, büyüdükçe kalınlaşır grese doğru devam eder. w harfi winter'dan gelir, bu da bize yağın dış hava ısısındaki yani ısınmadan önceki akıcılığını ifade eder. motosikletinize uygun yağı kitapçığında bulabilirsiniz, genelde 10W-40 kullanılıyor.

-değişimi: motor yağı motor aksamının alt tarafında civata ile sıkıştırılmış küçük bir kapakçıktan boşalır, yağınızı yere - ağaç diplerine falan dökmeye kalkmayın, öyle doğaya karışabilen bir madde değil. motor biraz sıcakken kapakçığı açtığınız zaman yağın daha kolay boşaldığını göreceksiniz. yağın tamamen boşaldığından emin olduğunuz zaman yağ eklemek için motorun üst tarafında bir kapakçık daha mevcut, buradan yağın durumunu da öğrenebiliyoruz. bir huni yardımıyla motosikletinizin yağ kapasitesi kadar yağ koyun. bu kapasite de kitapçığınızda yazar. az yağ pistonların sürtünmesini engelleyemez motorunuzun pistonları çeperlere sürte sürte yuva yapmaya başlar. fazla yağ ise motoru boğar, pistonlar hareket edemez hale gelebilir. fazla yağı sistemden atmak için egzozu kullanmaya çalışır ama pek beceremez, haberiniz olsun. mutlaka motor yağını değiştirirken varsa yağ filtresini de değiştirmeyi unutmayın. kirlenen yağ filtresi partikül taşır bu da eklediğiniz cillop gibi yağı mahveder.

- hava filtresi -

yakıt pistonların arasına basıldığı zaman buji ateşleme yapar fakat yanma olması için ortama oksijen da gereklidir. ideal karışım 15/1 oranında gösterilmekte, 15 kilo hava 1 litre yakıt için. yani, o yakıtın düzgün yanması güzel hava çekmesi ile olur. kirli havayı süzen filtre bünyesinde o kiri tutar. şayet hava filtreniz kirliyse ideal yanma gerçekleşmez, motorunuz verimden düşer. o halde kullanmak da pistonlara pislik doldurmaya başlar, ilerki safhalarda zarar verir.

-değişimi: genelde koltuk altında bulunur, karbüratörlü motorlarda karbüratörün borusunu takip ederseniz oradan da erişebilirsiniz. ben hep tırnaklı olanını gördüm, bir iki tane de vidası olabilir. vidaları söküp tırnağından bastırarak çekip çıkartabilirsiniz. dahili hava filtrelerinde durum böyleyken bi de harici filtreler var. dışarıda olur bunlar. onlar da vidalı falan, söküp değiştirmesi kolay.

- akü -

bizim mini enerji santralimiz. motorda kullandığınız tüm enerji çeken cihazlar aküden sömürdüğü için önemlidir. üç türü var; sulu, kuru ve jel. sulu bakım gerektirir. jel ve kuru bakım gerektirmez. hepsi zehirli gaz barındırır, solunması oldukça tehlikeli. bir iki yerde gördüğüm kadarıyla insanlar kuru aküyü tercih ediyorlar. hem likit bakımından kaçmak için hem de kullanım saati olarak suludan daha uzun gittiği için diyorlar.

-hazırlığı: zehirli olduğunu söylemiş miydim? o yüzden mümkünse rahatça havalanabilen ortamlarda akünüzü hazırlayın. direkt ev elektriğine bağlanarak şarj olmazlar. kuru için ayrı sulu için ayrı adaptörler ile şarj olurlar. sulu aldığınız akünün yanında birbirine bağlı tüp şişelerde likitleri gelir. ağzını açıp elinize dökmemeniz için akü kutusunun likit kapağında tüplerin kafalarını delebilecek ve likiti içine aktarabilecek bir sivri uç olur, solumadan tüpü aküye likit boşalacak alana saplayıp tüm likidin akmasını bekleyin. likitler tamamen aküye dolduktan sonra nihai akü likit kapağını kapatmadan açık alanda 1-2 saat bekleyin. içindeki kimyasal reaksiyon durgunluğa ulaştığında voltajmetreniz ile kutuplarından içindeki voltu öğrenebilirsiniz. kapağını kapattıktan sonra şarj ünitesine yavaş şarjda 8 saat kadar bırakın. hızlı şarj pek de iyi bir şey değil.

-değişimi: akü de hava filtresi gibi koltuk altına sıkıştırılır genelde, bir kemerle de sabitlenir. önce bağlı kutuplardan + ve - olanları sökün, kemeri de söktükten sonra direkt çekip çıkartılabilir.

devamı gelecek...


çağatay güley